top of page

Kızıyla Aynı Yolda Eksik Kalan Bir Hayatı Taşıyor

  • Jun 15
  • 2 min read

Updated: Jun 16

Mustafa Öztürk, kızıyla birlikte kuryelik yapıyor. Günlerinin büyük kısmı yollarda geçiyor. Sipariş alıyor, adrese yetişmeye çalışıyor, trafikte zamanla yarışıyor. Her teslimat onun için yalnızca bir paketi yerine ulaştırmak değil aynı zamanda evin geçimini sürdürebilmek için verilen mücadelenin bir parçası. Motorun üzerinde geçen saatler, beklenen siparişler, yetişmesi gereken adresler ve bitmeyen yollar Mustafa Bey’in günlük hayatının bir parçası haline gelmiş.


Yakın zamanda eşini kaybetmiş. Bu kayıp, Mustafa Bey’in hayatında büyük bir boşluk bırakmış. Evde eksilen bir ses, sofrada boş kalan bir yer ve alışılması zor bir sessizlik var artık. Eskiden iki kişinin paylaştığı sorumluluklar şimdi daha ağır şekilde onun omuzlarında. Hayat bir anda değişmiş ama geçim derdi, faturalar ve gündelik ihtiyaçlar değişmemiş. Bu yüzden çalışmaya devam ediyor. Çünkü bazı acılar yaşanırken bile hayat beklemiyor.


Mustafa Bey, yasını tam anlamıyla yaşayamadan yeniden yollara çıkmak zorunda kalmış. Bir yandan kaybının ağırlığını taşırken, diğer yandan kızına destek olmak ve evi ayakta tutmak için mücadele ediyor. Bazen bir teslimata giderken aklından evdeki eksiklik geçiyor, bazen trafikte beklerken yaşadığı kaybın sessizliği içine çöküyor. Ama yine de direksiyonu bırakmıyor. Çünkü çalışmak, onun için sadece para kazanmak değil; kızına tutunmak ve hayatın dağılmasına izin vermemek anlamına geliyor.

Kızı artık yalnızca evladı değil, aynı zamanda yol arkadaşı olmuş durumda. Okuldan geldiğinde evde tek başına kalmaması için onu çalıştığı restorana götürüyor. Böylece Mustafa Bey bir yandan işine devam ederken, bir yandan da kızının yanında olmasını sağlamaya çalışıyor. Bu durum dışarıdan sıradan bir çözüm gibi görünebilir. Oysa onun için bu, hem babalık sorumluluğunu hem de çalışma zorunluluğunu aynı anda taşımak demek.

Gün boyunca siparişlerin arasında kızını düşünmekten de vazgeçmiyor. Onun okulunu, güvenliğini, geleceğini ve annesinin yokluğunda nasıl büyüyeceğini aklından çıkaramıyor. Kendi acısını çoğu zaman içine atıyor çünkü kızının yanında güçlü durması gerektiğini hissediyor. Fakat güçlü görünmek, insanın yorulmadığı anlamına gelmiyor. Mustafa Bey de bazen yoruluyor, bazen susuyor, bazen sadece hiçbir şey düşünmeden bir an durabilmeyi istiyor.


Onun hikâyesi, geçim mücadelesinin yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını gösteriyor. Bazen çalışmak, insanın acısını ertelemek zorunda kalması demek. Bazen bir baba için yola çıkmak, sadece sipariş teslim etmek değil evdeki hayatı, kızının geleceğini ve kayıptan sonra geride kalan düzeni ayakta tutmaya çalışmak demek.

Mustafa Öztürk eşinin kaybıyla eksilen hayatını, kızının varlığıyla yeniden tutmaya çalışıyor. Çünkü bazı insanlar acılarını anlatmaya vakit bulamaz yaşarken, çalışırken ve sevdiklerini ayakta tutmaya çalışırken sessizce taşır.


 
 
bottom of page